Etki Yatırımlarının Küresel Hacmi

Birleşmiş Milletlerin 2015 yılında dünyaya tanıttığı Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile 2030 yılı itibariyle daha sürdürülebilir ve dayanıklı bir dünya toplumu olmak hedeflenirken, bu hedefe ulaşmak için karşılanması gereken yıllık en az 2.5 trilyon dolarlık finansal açığın sadece devletler ve çok taraflı uluslararası kuruluşlarca temin edilemeyeceği aşikardı. Bu açığın kapatılmasında, özel sektörün kaynaklarının devreye sokulması yanında bilgi ve yetenek transferi de gerekiyordu. 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacını baz alan ve yapılması öngörülen sürdürülebilir yatırımlar içinde etki yatırımları, 2015 yılından bu yana kapasitesini artırmaya devam etti. 2015 yılında 15.2 milyar dolar olan etki yatırımı potansiyeli 2019 yılı itibariyle 715 milyar dolara ulaştı. IFC’nin ( International Finance Cooperation) 2019 yılında yayınladığı raporda, etki yatırımlarının global hacminin 26 trilyon dolara ulaşabileceği, hatta dünyadaki tüm finansal varlıkların %10’u tutarında, diğer bir deyişle 269 trilyon dolarlık bir hacme ulaşabileceğini belirtildi.

Global Etki Yatırımı Ağı (GIIN – Global Impact Investing Network) 10. Yıllık Etki Yatırımcısı Anketi’nin sonuçları ve GIIN’in güncellenmiş pazar büyüklüğü değerlemesine göre etki yatırımı pazarının büyüklüğünün 2019 yılından bu yana %42 artışla 715 milyar dolara ulaştığını görüyoruz.

Küresel ölçekte Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşmak için her yıl 2.5 trilyon dolar gerektiği hesaba katıldığında, finansmanın nereden ve nasıl sağlanacağı konusu önem kazanıyor. Özellikle kalkınma odaklı finansmanın sağlanmasında bağışlar ve hayırseverlik başı çekse de uzun vadede sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir kaynak türü olmadığı söylenebilir. İlk etapta bağışlar ile hayırseverlik ile oluşturulan fonlar sözkonusu amaca ulaşmada bir başlangıç ivmesi kazandırsa da, sürdürülebilir kalkınma amaçlarını gerçekleştirmek için gereken finansmanın sağlanmasında etki yatırımlarının ticari açıdan güvenilir ve ölçeklenebilir bir iş modeli olduğu anlaşılmaktadır.

Dünyada yönetilen etki yatırımı varlıklarının pazar payına baktığımızda varlık yöneticilerinin %51’lik oranla ilk sırayı aldıklarını, onları da %27 ile kalkınma yatırım bankalarının/ kuruluşlarının izlediğini görüyoruz. Pazarın geri kalanında bankalar, finansal kuruluşlar, emeklilik fonları , sigorta şirketleri, vakıflar ve hayırseverler var.

Etki yatırımlarının dünyadaki coğrafi dağılımına bakarsak, Kuzey ve Güney Amerika’da toplam yönetilen varlıkların %42’si, Afrika’da %14’ü, Avrupa’da %10’u oranında olduğunu görüyoruz. Türkiye’ye komşu ülkelere baktığımızda, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde toplam yönetilen varlıkların %2’si, Doğu Avrupa, Rusya ve Orta Asya’da ise %6’sı oranında dağıldığını görüyoruz.

COVID-19’un Etki Yatırımlarına Etkisi

Global Impact Investing Network (GIIN)’in COVID-19’un ortaya çıkmasından hemen sonra 2020 yılının Şubat ve Mart aylarında gerçekleştirdiği yıllık yatırımcı anketinde, küresel düzeyde etkili olan COVID-19’un etki yatırımlarına etkisini anlamak için yatırımcılarla görüşüldü. Yatırımcılara COVID-19’un yatırım faaliyetlerini nasıl etkileyeceği, yatırım portföylerinde nasıl değişiklikler yapamayı öngördükleri soruldu.

Yatırımcıların büyük bir kısmı 2020 yılı içinde etki yatırımları açısından değişik bir karar almadıklarını ifade ettiler. Yatırımcıların %20’si daha önce planladıklarından az, %15’i ise planladıklarından daha çok etki yatırımı yapacaklarını söylediler. Yatırımcılar tarafından bu dönemde tercih edilen yatırımlar, COVID-19’un etkilerinin giderilmesi ve hafifletilmesi amacıyla yapılan sağlık, eğitim, finansal kapsayıcılık yatırımları oldu.

Türkiye’de Etki Yatırımı Potansiyeli

Türkiye’nin coğrafi konumu itibariyle doğu ile batıyı birbirine bağlayan bir ülke olması, diğer taraftan etki yatırımı bağlamında hızla gelişen Ortadoğu ve Kuzey Afrika pazarı ile Doğu Avrupa, Rusya ve Orta Asya pazarına girme kabiliyetinin olması çok avantaj sağlıyor. Türkiye’nin üye olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri de Türkiye’ye benzer bir avantaj sağlamakta. Türkiye’nin hayırseverlik kültürünün girişimcilik ile birleşmiş olması özellikle sosyal girişimciliğin gelişmeye başlamış olması, melek yatırımcılık faaliyetleri ve inovasyon ve teknoloji içeren start-up yatırımlarında ilerleme kaydediliyor olması etki yatırımları için de gelecek vaad eden unsurlar olarak öne çıkıyor. Sürdürülebilir yatırım, etki odaklı yatırım, etki yatırımı gibi kavramların daha iyi anlaşılması ve bu konularda farkındalık geliştirilmesi, diğer taraftan bu konuda gerekli hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve kapasite geliştirilmesi ile etki yatırımı potansiyeli de artacaktır.

Türkiye’nin de etki yatırımı pazarında yerini alması neden önemli? Türkiye için hem yerel ve bölgesel kalkınma hamlesini tamamlayabilmek, hem de etki yatırımları için arz edilen küresel fonları ve yatırımları ülkemize çekebilmek için gerekli pazarın oluşması ve etki yatırımı konusunda hem kamuoyunun hem de sektörlerin bilinçlendirilmesi gerekiyor.

Şafak Müderrisgilhttps://muderrisgil.com
Şafak Müderrisgil, Etkiyap’ın kurucu başkanı olarak, etki yatırımı modelinin tanıtılması ve Türkiye’de etki yatırımı ekosisteminin oluşturulması için çalışmaktadır. Farklı ülkelerde ve sektörlerde etki yatırımları ve uluslararası ortamda girişimsel filantropi faaliyetleri de devam etmektedir. Uzun yıllar hukukçu olarak yürüttüğü profesyonel hayatının yanısıra, kamu politikası alanında da uzmanlaşmıştır. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde lisans ve yüksek lisans çalışmasını, ardından Oxford Üniversitesinde Kamu Politikası alanında yüksek lisansını tamamlamıştır.

Şafak Müderrisgil, as the co-founder and chair of Etkiyap, is advocating impact investing in Turkey with the focus of raising awareness and establishing an ecosystem for impact investing. She is an impact investor in different countries and sectors, and an international venture philanthropist. She has a professional background in law, and specialisation in public policy. Şafak served several public and private companies as a legal adviser and board member at a national and global scale, and also advised public figures in Turkey. She holds a LLB and a LLM in private law from Ankara University Law Faculty, and a MPP from the University of Oxford.

BUNLARA DA GÖZ ATIN

SON İÇERİKLER

TAKİP EDİN