Türkiye’nin Etki Odaklı Kamu Projelerine Dünya Bankası Finansmanı

İki farklı etki odaklı kamu projesi için sağlanan krediler 9 Haziran 2021’de duyuruldu. Bunlardan biri, 265 milyon Dolar tutarında kaynak sağlanan ve 26.000’den fazla kişinin yararlandığı 140’tan fazla kamu binasını depreme dayanıklı ve enerji verimliliği yüksek hale getirmeyi amaçlayan “Türkiye Kamu Binalarında Sismik Dayanıklılık ve Enerji Verimliliği Projesi” oldu. 135 milyon Dolar finansman sağlanan ikinci proje ise, nehir havzalarımızdaki kırılgan toplulukları yeni altyapı yatırımları ve ekonomik fırsatlara erişimle desteklemek üzere kurgulanan “Türkiye Dayanıklı Peyzaj Entegrasyon Projesi (TULIP)” oldu.

“Türkiye Kamu Binalarında Sismik Dayanıklılık ve Enerji Verimliliği Projesi”, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek. Buna göre seçilen okul, yurt, hastane ve diğer kamu binaları, durumlarına göre ya güçlendirme ve tadilat ya da yeniden yapım süreçlerine tabii tutulacak. Böylece hem doğal afetlere dayanıklı yapı stoku artmış olacak hem de sağlanacak enerji verimliliği ile ekolojik ve ekonomik kazanım oluşacak.

Özellikle 2000 yılı öncesinde inşa edilen yapıların bir deprem ülkesi olan Türkiye için yarattığı riskler ortada. Dünya Bankası’nın tespitleri, bu riskli yapıların aynı zamanda enerji verimliliği açısından da en zayıf halkayı oluşturduğunu gösteriyor. Bu doğrultuda, proje sayesinde elde edilecek yerli teknik kapasite, benzer gelecek projelerin daha da kapsamlı ve başarılı olması açısından önemli. Proje ayrıca kadın mühendisleri öne çıkartmayı ve Türkiye’de teknik alanlarda gözlemlenen cinsiyet eşitsizliğini azaltmayı da amaçlamakta.

“Türkiye Dayanıklı Peyzaj Entegrasyon Projesi (TULIP)”, Orman Genel Müdürlüğü, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri (DSİ) ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek.  Proje, Bolaman ve Çekerek nehir havzalarına odaklı bir şekilde, doğal afetlerin, iklim değişikliğinin ve ulaşım imkanlarının kısıtlı olmasının ekolojik, sosyal ve ekonomik etkilerini azaltmayı hedefliyor. Bu çerçevede, dayanıklı bir altyapı tesis edilmesi (taşkın, kuraklık, erozyon ve toprak kaymasına karşı güçlendirme, su depolama, arıtma ve sulama altyapısı, geliştirilmiş yol bağlantıları gibi) ve bölge tarımında verimliliğin, çeşitliliğin ve sürdürülebilir yöntemlerin rolünün arttırılması ile kırılgan kırsal toplulukların hayat standartlarının iyileştirilmesi için çalışmalar yürütülecek. Böylece nehir havzalarının verdiği göçe karşı da harekete geçilmiş oluyor. Projenin 90.000 kişiye dokunması ve kazandıracağı yerli teknik kapasite ve bilgi birikimi ile benzer bölgelerde tekrar edilebilir bir model oluşturması da öngörülüyor.

Bu projelerin Dünya Bankası nezdinde gördüğü ilgi, Türkiye’deki etki odaklı yaklaşımların yüksek potansiyelini gösteriyor. Bu ilgiyi sürdürülebilir kılabilmek ve daha geniş ve kapsayıcı bir tabana yayabilmek için planlama aşamasından başlayarak tüm proje yaşam döngüsünde kamu, özel ve üçüncü sektörlerin stratejik iş birliklerinin ve yetkin bir etki ölçümlemesi yaklaşımının merkezi bir konumda olması gerekiyor.

Kaynak:

https://www.worldbank.org/tr/news/press-release/2021/06/09/world-bank-provides-265-million-boost-to-improve-earthquake-resilience-and-energy-efficiency-of-public-buildings-in-turk

https://www.worldbank.org/tr/news/press-release/2021/06/09/world-bank-provides-turkey-135-million-to-improve-climate-resilience-and-livelihoods-for-rural-communities-in-river-basi

Elif İlhan
TR | Elif İlhan, farklı üniversitelerde, insan ve çevre, ekoloji ve sürdürülebilir tasarım, toplumsal duyarlılık ve proje-tasarım dersleri vermiş ve sosyal sorumluluk projelerini desteklemiş araştırmacı bir mimardır. Kentsel dayanıklılığa ve sürdürülebilir kalkınmaya odaklanan Omnipotent danışmanlık ofisinin kurucusu ve tasarımcısıdır. Akademik çalışmalarını döngüsel ekonomi ve kamusal alan çerçevesinde kültürel, teknolojik, estetik ve işlevsel bütünsellik ve kapsayıcılık üzerine kurgulamaktadır.
EN | Elif Ilhan is an architect-researcher who has given lectures in various universities on human and nature, ecology and sustainable design, social sensitivities and project-design and has supported social responsibility projects. She is the founder and designer of the Omnipotent consultancy house that focuses on urban resilience and sustainable development. Her academic work concentrates on public space and circular economy through cultural, technological, aesthetical and functional integrity and inclusion.

BUNLARA DA GÖZ ATIN

SON İÇERİKLER

TAKİP EDİN