Etki Girişimciliği

Etki girişimciliği, toplumsal ve/ya çevresel pozitif değişime odaklanan etik ve transparan girişimler olarak tanımlanır. Aynı zamanda, bu girişimler kar amacı gütmeyen kuruluşların aksine kara odaklanırlar. Yarattıkları pozitif etkiyi, pazar stratejilerini kullanarak hayata geçirirler ve bununla birlikte uzun süreli sürdürülebilirliği amaçlarlar.

Etki girişimciliğindeki etki nedir? 

Her girişim ve her şirket, hayatını sürdürmeleri için paydaşları üzerinde pozitif veya negatif bir etki oluşturur. Etki girişimciliği, yarattığı etkinin farkında olarak, pozitif etkisini arttırmayı amaçlar ve negatif etkisini azaltmaya çalışır. Bunun yanı sıra, geleneksel girişimcilikten ayrılmasının bir başka nedeni de üçlü veya ikili bilanço sistemine odaklanmalarıdır. Üçlü bilanço sisteminin bir bacağı her şirketin odaklandığı gibi kardır. Fakat, etki girişimciliği sosyal etki ve çevresel etki gibi üçlü bilanço sisteminin diğer iki bacağına da odaklanır. Bununla beraber, bu girişimler ekonomik sistemi değiştirmeyi ve sürdürülebilir yeni modeller yaratmayı amaçlar.

Etki girişimciliği ile sosyal girişimcilik 

Sadece kara odaklanmayan birçok girişimcilik yönteminden son dönemlerde sıkça bahsediliyor. Bunlardan en bilineni ise sosyal girişimcilik. Ülkemizde de kullanımının yaygınlaşması ile son yıllarda daha fazla aşina olduğumuz sosyal girişimcilik kavramı karın yanı sıra toplumsal pozitif etkiyi de odağına alır. Filippe Santos, 2012’de yazdığı makalede sosyal girişimciliği, “ihmal edilmiş problemlere sürdürülebilir çözümler arayışı,” olarak tanımlamakta. Bu bağlamda, etki girişimciliği, sosyal girişimcilik ile eş anlamlı olarak kullanılabilse de sosyal etki dışında çevresel etkiye odaklanabilmesi kapsamı ile farklılık göstermektedir. Örneğin, fosil yakıt kullanımı yerine elektrikli araba üretimi ile Tesla, çevresel pozitif etkiye odaklanır. Aynı zamanda, kar üretmenin yanı sıra patentlerinin açık kaynak olması ile tüm topluluğu desteklemektedir. Kısacası, Tesla’nın kar dışında, çevresel etkisinin de önemli olduğunu göstermektedir.

Etki girişimlerinin karşılaştıkları problemler

İşin özünde, sosyal girişimcilik veya etki girişimciliği, çevresel ve/ya sosyal pozitif etki yaratmak için finansal hedefleri adil ve bilinçli bir şekilde harmanlamayı amaçlar. Her girişim gibi iş modelleri vardır; fakat aynı zamanda net bir pozitif etkiyi amaçlarlar. Bununla beraber, etki girişimcileri, girişimciler gibi birçok problemle karşılaşmaktadır: pazar/ürün uyumlarını bulmaları ve kısıtlı bütçeleri ile işe en uygun çalışanları bulmalı ve uyumlu bir takım kurmaları gerekmektedir. Her girişim gibi finansallarını takip etmeli, büyüme stratejileri geliştirmeleri gerekir. Aynı zamanda, girişimcilerden ayrı olarak kendine özgü problemleri de vardır. En önemlilerinden biri ölçeklenme problemidir. Odaklandıkları problemden ötürü, büyümeleri ve ölçeklenmeleri çok kolay olmayabilir. Aynı zamanda, örneğin, ulaşılması güç yerleri içeren odaklandıkları problemler erişim için ekstra maliyet getirebilmektedir. Maliyetin yanı sıra yerel politikalar da bu girişimler için bariyer oluşturulabilir. Örneğin, Hindistan’da faaliyet gösteren Teamlease, eğitim ve iş fırsatlarına erişimi kısıtlı olan kişilere yetenek geliştirme ve işe yerleştirme odaklanmaktadır ve öncelikli büyüme bariyeri Hindistan’daki çalışma kanunun net olmaması olabilir. Kısacası, herhangi bir şirketi ölçeklemek yeterince zorken bu gibi bariyerler, etki girişimciliğinin ölçeklenmesini daha zor hale getirebilmektedir. 

Etki girişimcilerinin, karşılaştıkları bir başka problem ise fona erişimdir. Geleneksel olarak, risk sermayesi yatırımcıları, genellikle fonlarının 10 senelik olmasından dolayı, 5 ile 7 sene içerisinde yatırımlarından çıkış yapmak isterler. Daha zor ölçeklenen etki girişimleri ise büyümelerini desteklemeleri için daha farklı bir yatırıma ihtiyaç duyarlar. Vakıfların sundukları fonlar veya devlet hibeleri etki girişimciliğinin ihtiyaç duyduğu sermayaye erişim için örnek olabilir. Aynı zamanda, etki yatırımı bu noktada, etki girişimcileri ve/ya sosyal girişimciler için önem teşkil etmektedir. Etki yatırımcıları, risk sermayesi yatırımcılarına benzer bir yatırım sürecinin yanı sıra odaklanılan sosyal etkiden ötürü, yatırımların daha çok sabır gerektirdiğinin farkındalardır.  Dolayısıyla, etki yatırımı etki girişimcisine ihtiyaç duyduğu sermayenin yanı sıra zamanı da tanıyabilmektedir. Her yatırım sürecinde olduğu gibi yatırımcı ile beklentiler üzerine açık bir şekilde konuşmak etki girişimcilerinin başarılarında rol oynaması için önemlidir. 

Özetle, aşina olduğumuz kavramların çok da dışında olmayan bir kavram etki girişimciliği. İş yapış şekillerimizin değişmesi ve etki perspektifimizin gelişmesi ile karın yanı sıra pozitif etki yaratma amacının artmasıyla hayatımıza daha çok girecek gibi gözüküyor. 

 

Kaynaklar: 

https://www.coursera.org/lecture/wharton-entrepreneurship-opportunity/1-7-impact-entrepreneurship-MJJgx

https://the-choice.org/choose-to-lead/the-emergence-of-impact-entrepreneurship/

https://www.wired.com/insights/2014/10/the-age-of-the-impact-entrepreneur/

Santos, F.M. A Positive Theory of Social Entrepreneurship. J Bus Ethics 111, 335–351 (2012). https://doi.org/10.1007/s10551-012-1413-4

Öykü Sorgun

2015 yılında Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim bölümünden mezun olduktan sonra çeşitli girişimlerde ve global ajanslarda pazarlamanın farklı alanlarında çalıştım. Özyeğin Üniversitesi Tasarım, Teknoloji ve Toplum bölümünde yüksek lisans süreci hem girişimcilik hem de hep ilgili olduğum sosyal girişimcilik ve inovasyon konuları ile ilgilenmek için benim için oldukça üretken bir süreçti. Bu süre zarfında, sosyal inovasyon süreçleri üzerine tez çalışmamı yürütürken gönüllülük faaliyetlerinde bulundum ve üç ortak olarak karbon telafisi üzerine bir proje geliştirdik. Projeyi yaklaşık 1.5 sene içerisinde rafa kaldırmamız gerekse de süreç bana bir iş modelinin uçtan uca nasıl geliştirildiğini öğretti. Yüksek lisans mezuniyetimle beraber fikir aşamasındaki takas platformu Barty’ye pazarlamadan sorumlu kurucu ortak olarak dahil oldum. 2019 Kasım ayında başlattığımız Barty, kullanıcıların 2. el ürünlerini değerinde ve hızlı bir şekilde takaslamasını sağlıyor ve atıl kapasitenin değerlendirilmesi, tüketimin azaltılması ile ürünlerin raf ömürünü uzatmalarını amaçlıyor.

BUNLARA DA GÖZ ATIN

SON İÇERİKLER

TAKİP EDİN