2008 Krizi’nin Etki Yatırımına Olan Etkisi

Her yenilikte olduğu gibi, etki yatırımının da gerçek anlamıyla ortaya çıkışı küresel bir problemi takiben oldu; bu tip yatırımları piyasada ilk kez 2008 Krizi döneminde görmeye başladık. Elbette toplum ihtiyaçlarıyla uyumlu yatırımlar ya da vereceğim örnekte olduğu gibi toplum ihtiyaçlarına ters düşen yatırımları yapmayı reddetmek, bu tarihten önce de mevcuttu. Örneğin, 18. yüzyılda Amerika’da yerleşik bazı din kurumları alkol ve tütün ürünleri üreten firmalara yatırım yapmayı reddediyordu.

2008 Krizi’nde tam olarak ne oldu da sadece finans dünyasında değil, bireylerin hayatlarında da bu kadar büyük bir paradigma değişikliği hissedildi?

2008 Krizi’nin arka planında aslında birden fazla yolunda gitmeyen etmen rol oynadı. Ancak sebeplerinin ve sonuçlarının büyük bir kısmının, etki yatırımları üzerinde önemli etkileri oldu. Krizi kısaca özetlemek gerekirse, etmenlerden ilki ABD’de emlak piyasasında fiyatların hızla yükselerek 2006’da bir balon yaratmasıyla ve aynı zamanda kredi ürünlerinin (mortgage, subprime vb.) popülerleşmesiyle başladı. Emlak kredileri, ev almak isteyen ancak finansal durumu iyi olmayan Amerikalılar tarafından bu dönemde sıkça  bir finansman yöntemi olarak kullanıldı.

Küçük oyuncuların büyük oyunculara etkisi ise daha karmaşık finansal ürünler yoluyla oluyor. Verilen krediler,  ipotek teminatlı menkul değerler (mortgage-backed security – MBS) veya teminatlı borç senedi (collateralized debt obligation – CDO) gibi varlığa dayalı menkul kıymetler (asset backed securities – ABS) olarak bilinen yatırım araçlarında yatırımcılara sunuldu. Borç temelli menkul kıymetlerde en önemli analiz kriterlerinden biri olan kredi notları ne yazık ki doğru bir şekilde oyunculara yansıtılmadı. Piyasada bir şeylerin yolunda gitmediğine dair ilk somut sinyaller ise 2007 yılının ortasında Bear Stearns’de boy gösterdi. Burdan sonraki dönemde ve özellikle 2008 yılına girdikten sonra küresel piyasalarda ciddi bir dalgalanma başladı.

2008 Krizi’nin sonuçları arasında etki yatırımının ortaya çıkışına özellikle etkisi olanları, finans ve toplum üzerinde olmak üzere iki grupta inceleyeceğiz.

Finans Piyasalarındaki Etkiler

  1. Regülasyonlar: Artan regülasyonlar ve daha tahammülsüz hale gelen cezalar ile finans sektöründeki aktörler günlük operasyonlarını, stratejilerini, halkla ve kamu kurumlarıyla olan ilişkilerini yeniden gözden geçirmek durumunda kaldılar. Topluma ve piyasalara zarar verebilecek her türlü kararı çok daha dikkatli almaya başladılar.
  2. Yatırım araçları: Varlığa dayalı menkul kıymetlerin o dönemde vaat ettiği yüksek faiz oranları yatırımcıları ne yazık ki yarı yolda bıraktı. Böylece yatırımcılar elbette yaptıkları yatırımlarda finansal kazanç arayışına devam ettiler ancak başka fırsatları da keşfetmekten çekinmediler.
  3. Kredi derecelendirme kuruluşları: Bir yatırımın güvenilir bir yatırım olduğunu gösteren pek çok göstergeden biri olan kredi derecelendirme kuruluşları da bu dönemde sınıfta kaldı. Dolayısıyla yatırımlarda kontroller ve planlama arttı, fon sahipleri kendi iç denetimlerini yeniden şekillendirerek başka hangi kriterleri analizlerine ekleyebileceklerini düşündüler.
  4. Kamu bütçesi: Kamu bütçesi gelirleri her zaman hassasiyetle yönetilmesi gereken kısıtlı kaynaklar olmuşlardır. Ancak kriz sebebiyle finansal olarak kendini zor durumda bulan pek çok kurum ve bireyin desteğine koşan devlet hazinelerinden bakanlıklara, kamu kurumları, neredeyse 10 yıllık bir dönem boyunca toplumun her ihtiyacına yetişemez hale geldi. Kamu bütçeleri sıkıştı. Bu sebeple kamu-özel işbirlikleri gibi pek çok farklı bakış açısı ortaya çıkmaya başladı.
  5. Yatırım kararlarının yeniden gözden geçirilmesi: Yukarıdaki maddelerle bağlantılı olarak yatırım kararlarında hem bireyler tarafından hem de kurumlar tarafından ciddi bir yön değişikliği görüldü. Yeni nesilde emlak piyasalarında yatırım oranları oldukça düştü. Finansal okur-yazarlık seviyelerinin düşük olmasıyla yüzleşilen yetersizlik ve temel yatırım araçları dışında yatırım yapmamak üzere oluşan özgüven eksikliği piyasada hissedilir hale geldi. Büyük yatırımcılar ise topluma faydalı veya normal startuplar gibi inovatif fikirleriyle ortaya çıkan yapılarda yer almaya daha istekli hale geldiler. Tamamen finansal getiri odaklı yatırım fonları, portföylerinde çevresel, sosyal ve yönetişim temelli yatırımlara da yer vermeye başladılar. 

Toplumdaki Etkiler

  1. Finans sektörüne güven: İpotekli evlerini kaybeden Amerikalı ailelerden, mezuniyet sonrası işsiz kalan gençlere kadar, toplumun büyük bir kesimi sonu gelmeyecek gibi görünen bir belirsizlik ile karşı karşıya kaldı. Kredi derecelendirme kuruluşlarından devlet desteğiyle ayakta kalmayı başaran bankalara, büyük yapılar bir şekilde ayakta kalırken küçükler düştü. Toplum hızla finans sektörüne olan güvenini yitirdi.
  2. Topluma faydası: Azalan güven ve piyasalardaki çehrenin değişmesiyle daha çok insan yeni iş arayışında topluma faydalı, kalkınma odaklı seçeneklere bakmaya başladı. Kurumsal hayatı terk ederek kar amacı gütmeyen kuruluşlara, derneklere geçişlerde artış gözlemlendi. Sosyal girişimcilik daha sık gözlemlenmeye başlandı.
  3. Sosyal ve ekonomik sorunlar: Küçük aktörlerin hayatlarında bir güvence yaratmaya çalışırken başladıkları noktadan daha kötü bir yere geldiklerinde, toplumdaki sosyal ve ekonomik uçurumlar daha dikkat çekici hale geldi. Çevre kirliliğinden yoksulluğa, eğitim eşitsizliğinden finansal hizmetlere erişimde engellere uzun yıllardır kamu kuruluşları tarafından çözülememiş olan sorunlar daha karamsar bir şekilde yeniden gündeme geldi.
  4. Özel sermaye: Kamu bütçelerinin yetersiz kaldığı noktalarda devletler, pek çok sektörde özel sermaye desteği almaktan hiçbir zaman çekinmediler. Kamu kuruluşlarının omuzlarındaki yükü inovatif çözümlerle azaltmaya çalışan projeler özel sermaye ile daha hızlı ve verimli bir şekilde ayağa kalkmaya ihtiyaçları olduğunu fark ettiler.

Böylece, pek çok yatırımcı hızla büyüyen etki yatırımı piyasasında yerini almaya başladı. Aslında yazının başında da belirttiğimiz üzere, etki yatırımı 2008 Krizi sonrasında sıfırdan keşfedilen bir evren değil. Sadece hali hazırda finansal sektörün geçtiği değişim ve dönüşüm süreci kriz tarafından daha kuvvetli bir katalizör etkisine maruz bırakıldı.

2009 yılında Monitor Institute tarafından yayınlanan “Investing for Social and Environmental Impact” isimli raporda 2008 Krizi’nin etki yatırımı üzerinde ne gibi olası sonuçları olacağı tartışılmış. Zamanda kısa bir yolculuk yaparak o dönemde ne düşünmüşler bakalım:

“Analizimiz, etki yatırımı için gerçekleştirilen güncel geçiş sürecine has potansiyelin kaçırılmaması için iki tür tehlike ile yüzleşilmesi gerektiğini gösteriyor:

  • Etki için yatırım yapmanın riski eninde sonunda fazla zor olacak. Burada, yetersiz düşünme ve özensiz uygulamalar o kadar fazla hayal kırıklığı yaratabilir ki bu tür yeni yatırımlarda yer alacak olan sermaye çok az olabilir. Karmaşık ve yeni bir sektörde karşılaşılan tipik zorlukları aşma isteği, yatırımcılar erkenden  pes ettikçe, özellikle makroekonomik sorunların kol gezdiği bir dönemde, ortadan kalkabilir.
  • Etki için yatırım yapmanın riski eninde sonunda fazla kolay olacak. Burada, sosyal ve çevresel etkinin tanımı öyle değişken ve belirsiz olabilir ki konu sonunda anlamsızlaşabilir. Bu sonuç, en iyi ihtimalle, bu tip yatırımların “iyi iş yap”tan ziyade “kendini iyi hisset” tipi aktivitelere dönüşmesine sebep olabilir. En kötü ihtimalle ise, bu sonuç sermayenin hayırseverlikten uzaklaşmasına sebep olarak, ki bu da ciddi sosyal zorlukların aşılması için ayrılmış olan kaynakların azalmasına neden olabilir.” 

Sonuç olarak, geçen 13 yıla baktığımızda, etki yatırımları kararlı adımlarla büyümeye ve sınırlarını daha keskin hale getirmeye devam etti. Global Impact Investing Network (GIIN), Blue Orchard gibi etki yatırımı fonları kuruldu, Birleşmiş Milletler konuya açıkça desteğini dile getirdi, büyük bankalar kendi yatırım fonlarını kurmaya başladılar… Haziran 2020’de GIIN tarafından yayınlanan rapora göre 715 milyar dolarlık etki yatırımı piyasası her geçen gün daha olgun hale gelmekte ve güçlü performans ve daha iyi ölçüm yöntemleriyle ilerlemektedir.

Asena Modanlı

“Asena Modanlı, 1994 yılında İstanbul’da doğdu. Lise eğitimini Saint Benoit Fransız Lisesi’nde tamamladıktan sonra Galatasaray Üniversitesi İktisat bölümünün Paris-1 Panthéon Sorbonne Üniversitesi ile yürütülen çift diploma programından mezun oldu. Yüksek lisansını Milano’da Bocconi Üniversitesi’nde Kamu ve Uluslararası Organizasyonların Ekonomisi ve İşletmesi üzerine tamamladı. 2019’dan beri ABD merkezli uluslararası bir bankanın Global İşlem Bankacılığı bölümünde çalışmaktadır.
Asena, profesyonel iş hayatının yanı sıra topluma faydayı her zaman önceliklendirmekte olup, bu kapsamda Haziran 2020’de sosyal sorumluluk bilinci ile farklı kariyer ve eğitim alanlarında bilgilenmeye ihtiyaç duyan kişilere destek olmak üzere Sabah7Dersi’ni kurmuştur. Bu projesini halen haftada iki gün canlı yayında konuklarını ağırlayarak büyük bir tutku ile sürdürmektedir.

Etki yatırımı, kamu-özel sektör işbirlikleri, sürdürülebilir finans, makroekonomi ve kalkınma iktisadı konuları özellikle ilgisini çekmektedir.”
***
************
***
“Asena Modanlı was born in the year of 1994 in Istanbul. After completing her high school studies at Saint Benoit French High School, she graduated from Galatasaray University Economics department’s dual diploma programme conducted with Paris-1 Panthéon Sorbonne University. She completed her Masters degree in Economics and Management of Government and International Organisations at Bocconi University in Milan. She has been working at the Global Transaction Banking department of an international bank, headquartered in the USA since 2019.

Asena, on top of her professional career, has always prioritized contribution to the society she lives in, in relation to this she founded Sabah7Dersi (7amClass) in June 2020 to support those in need of developing themselves in different career and education fields. She is continuing this project to this day, by hosting guests twice a week on live sessions.

She is especially interested in impact investing, public-private partnerships, sustainable finance, macroeconomics and development economics.”

Önceki İçerikEtkiyap 1 Yaşında!
Sonraki İçerikEtki Girişimciliği

BUNLARA DA GÖZ ATIN

SON İÇERİKLER

TAKİP EDİN